Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 7-11 Eylül tarihleri arasında uygulanacak olan okul uyum haftasına yönelik yeni idari karar, çalışan anne ve babalar arasında büyük bir eşitsizlik tartışmasını beraberinde getirdi. Bakanlığın, çocukların okula alışma sürecini desteklemek amacıyla kamu personeli olan velilerden birine günde 3 saat idari izin hakkı tanıyacağını duyurması, özel sektörde çalışan milyonlarca veliyi adeta görmezden geldi. Kamuda çalışmayan veliler, devletin tüm çocuklara eşit mesafede yaklaşması gerektiğinin altını çizerek, "Bizim çocuklarımızın pedagojik uyum hakkı yok mu?" sorusuyla karardaki adaletsizliğe dikkat çekiyor.
Yasal düzenlemenin yalnızca kamu çalışanlarını kapsaması, Türkiye'deki iş gücünün çok büyük bir bölümünü oluşturan özel sektör çalışanlarını derin bir çaresizlikle baş başa bıraktı. Ağır çalışma şartları, esnek olmayan mesai saatleri ve işten çıkarılma korkusu nedeniyle okulun ilk günlerinde çocuklarının yanında olamayacak olan veliler, bu durumun çocukları arasında pedagojik ve psikolojik bir ayrımcılık yarattığını savunuyor. Sosyal devlette her çocuğun eşit haklara sahip olması gerektiği vurgulanırken, kamu personeli olmayan ebeveynlerin çocuklarının uyum sürecinde devlet desteğinden mahrum bırakılması sosyal medyada ve sendika çevrelerinde büyük bir tepki dalgasına yol açtı.{C}
Eğitim uzmanları da sürecin yalnızca kamu sektörüyle sınırlandırılmasının, çocukların eğitim hayatına başlarken fırsat eşitliği ilkesini zedelediğini belirtiyor. Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bulunan bu uygulamanın, özel sektörde faaliyet gösteren işverenlerin inisiyatifine bırakılmaması gerektiği ifade ediliyor. Veliler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, özel sektörde çalışan ebeveynlerin de yasal koruma altına alınmasını ve tüm çocukların bu kritik dönemde anne ya da babasının desteğine eşit şekilde ulaşabilmesini talep ediyor.