|
Tweet | Tarih: 10-06-2026 11:38 |
Uzmanlara göre şehir merkezindeki bu ani patlamanın tek bir nedeni yok. İlk olarak küresel iklim değişikliği sebebiyle ılıman geçen kış ayları ve ardından gelen yüksek sıcaklıklar kene popülasyonunu doğrudan artırdı.
İkinci ve en sıcak tetikleyici ise yakın zamanda geride kalan Kurban Bayramı. Anadolu'nun dört bir yanından İstanbul'a getirilen büyük ve küçükbaş hayvanların, bu kene türlerini Ayazağa ve çevresindeki yeşil alanlara taşımış olma ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Kirpiler, sokak hayvanları, kuşlar ve kemirgenler de bu parazitlerin şehir içinde yayılmasına aracılık ediyor.
Mahallelinin kendi imkanlarıyla kene toplamaya çalışmasının riskli olduğunu belirten Dr. Yavuz Turan, çıplak elle ya da hatalı cımbız kullanımıyla kenenin patojen bulaştırma riskinin arttığını vurguladı. Vatandaşların belediyelerden acil olarak talep ettiği "kimyasal ilaçlama" ise uzun vadede durumu daha kötü hale getirebilir. Kontrolsüz ilaçlama; karıncalar ve kuşlar gibi kenelerin doğal avcılarını (predatörlerini) öldürerek parazitlerin daha da çoğalmasına ve kimyasallara karşı direnç kazanmasına yol açıyor. Belediyelerin bunun yerine düzenli ot biçme ve kurumlar arası entegre izleme stratejileri yürütmesi gerekiyor.
Türkiye'de İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerinde ölümcül sonuçlar doğuran Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü, İstanbul'daki kene türlerinde de literatür olarak bulunuyor. Ancak uzmanlar, İstanbul ve Marmara genelindeki KKKA riskinin, hastalığın endemik (yaygın) olduğu bölgelere kıyasla oldukça düşük olduğunun altını çiziyor. Yine de kene ısırması sonrası halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık veya vücutta kanama gibi belirtiler görüldüğünde acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.