|
Tweet |
Küresel piyasalarda işlem hacminin zayıflamasıyla birlikte kıymetli metallerde sert dalgalanmalar yaşandı. Asya’daki yeni yıl tatilleri nedeniyle başta Çin olmak üzere Hong Kong, Singapur, Tayvan ve Güney Kore piyasalarının kapalı olması, altın fiyatlarında aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD piyasalarının da Başkanlar Günü nedeniyle kapalı olması likiditeyi daha da sınırladı.
Spot altın fiyatı sabah saatlerinde önce 5 bin doların, ardından 4 bin 900 doların altına geriledi. Ons altın yüzde 2 düşüşle 4.891 dolar seviyesinde işlem gördü. Gram altın ise aynı saatlerde 6.874 TL’den alıcı buldu. Gümüşün ons fiyatı da 74,67 dolar seviyesinde seyretti.
Yatırımım Trader CEO’su Candaş Atalay, haftanın ilk işlem gününde hem Kuzey Amerika hem de Çin piyasalarının tatil nedeniyle kapalı olmasının düşük hacim ortamı yarattığını belirtti. Atalay, bu durumun altın ve gümüşte fiyat düşüşlerini tetiklediğini ifade etti.
Atalay’a göre altın piyasası henüz net bir yön bulabilmiş değil. Kıymetli metallerde kısmi bir düşüş eğilimi gözlenirken, hem altın hem de gümüş tarafında ayı piyasası momentumu dikkat çekiyor. Özellikle ons altının 100 günlük hareketli ortalamasının altına sarkması halinde düşüş eğiliminin belirginleşebileceği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre Federal Reserve’in mevcut güvercin duruşu nedeniyle ABD dolarında güçlü bir değer artışı beklenmiyor. Bu durum orta vadede altın fiyatlarını destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan Çin piyasalarının hafta boyunca kapalı kalacak olması, fiziki talebin geçici olarak devre dışı kalmasına yol açıyor. Çin’in önceki dönemde fiyat baskılarına karşı agresif alımlarla ons altını 5.000 dolar seviyesine taşıdığı biliniyor. Bu nedenle Çin kaynaklı talebin yokluğu kısa vadeli geri çekilmeleri derinleştirebiliyor.
Geçtiğimiz haftaki sert dalgalanmaların ardından piyasada denge arayışı sürüyor. Teknik açıdan ons altında 4.800 dolar seviyesi önemli bir eşik olarak öne çıkarken, gram altında 7.000 TL’ye yaklaşan seviyeler psikolojik direnç noktası olarak değerlendiriliyor.
Analistler, özellikle Çin piyasalarının kapalı olduğu ve yeni fiziki talebin henüz başlamadığı bu dönemde yaşanabilecek geri çekilmelerin yılın ilk yarısı için maliyet avantajı sunabileceğini belirtiyor. Ancak küresel risk iştahı, merkez bankalarının para politikası duruşu ve dolar endeksindeki hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Mevcut tabloda geri çekilmelerin panik değil, stratejik perspektifle ele alınması gereken bir zemin sunduğu ifade ediliyor.