|
Tweet |
Türkiye’de milyonlarca kredi kartı kullanıcısını ilgilendiren yıllık aidatlar, Tüketici Hakem Heyetleri ve Yargıtay kararlarına rağmen tartışılmaya devam ediyor. Son yaşanan olay, bankaların itiraz edilmediği sürece tahsil ettiği aidat ücretlerini ortaya çıkardı.
Yaklaşık 9 yıldır aynı bankayla çalışan bir tüketici, daha önce “Kredi Sağlık Sigortası” kesintisi için Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmuş, banka kararı Yargıtay’a taşımıştı. Yargıtay ise tüketici lehine karar vererek ücretin iadesine hükmetti.
Aynı tüketici bu kez, kredi kartına yıllık 799 TL aidat yansıtıldığını fark etti. Bankayı aradığında müşteri temsilcisine bağlanmadan, doğrudan sesli yanıt sistemiyle aidatı iptal etti. Banka, iadenin 2-3 gün içinde yapılacağını bildirdi. Ancak banka yetkilileri, “Eğer fark etmezseniz ücret tahsil edilir, bildirim yapılmaz” açıklamasıyla tartışma yarattı.
Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, Türkiye’de 136 milyon kredi kartı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yaklaşık 36 milyon aidatsız kart var. Geri kalan kartlardan ortalama 1000 TL aidat alındığını düşünürsek, bankaların kasasına giren toplam tutar 100 katrilyon TL’yi buluyor. Bu devasa bir rakam ve bankaların bu gelirden vazgeçmesi beklenemez.”
Tüketici Kanunu’na göre bankalar, aidatsız kart seçeneğini müşteriye sunmakla yükümlü. Eğer bu seçenek sunulmadıysa, yansıtılan kart aidatına itiraz edebilirsiniz. Ayrıca tüketicinin sessiz kalması, aidatı kabul ettiği anlamına gelmez.
Aidat iadesi için üç yol bulunuyor:
Banka şubesine dilekçe vermek,
Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmak,
E-Devlet üzerinden TUBİS sistemi aracılığıyla işlem yapmak.
Mevzuata göre bankalar aidat alabilmek için;
Kartın fiilen kullanılıyor olması,
180 gün hareketsiz kalmaması,
Makul bir ücret talep edilmesi,
Kart sahibinin onayının bulunması,
Aidatsız kart seçeneğinin sunulması
şartlarını sağlamak zorunda.
Uzmanlar, tüketicilerin ekstrelerini düzenli kontrol etmeleri ve haklarını aramaktan çekinmemeleri gerektiği konusunda uyarıyor.