|
Tweet |

2023 sonunda ilk teslimatlarına başlanan yerli otomobil TOGG, elektrikli araçlara olan ilgiyi ciddi biçimde artırdı. TOGG’un 2025’e kadar farklı segmentlerde yeni modeller piyasaya sürmesi bekleniyor. Bu durum, hem üretim adetlerini hem de tüketici farkındalığını yukarı çekebilir.
TOGG’un etkisi yalnızca bireysel kullanımla sınırlı değil; kamu kurumları ve özel sektör filoları da elektrikli dönüşüme geçişte TOGG’u tercih etmeye başladı. Bu durum, kurumsal kullanıcıların da pazara yön vermesini sağlıyor.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olan şarj altyapısı, devlet destekleri ve özel sektör yatırımlarıyla hızla gelişiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, 2024’ün ortası itibarıyla Türkiye genelinde 5 binden fazla halka açık şarj noktası bulunuyor. Bu sayının 2026’ya kadar 20 binin üzerine çıkması hedefleniyor.

Özellikle otoyollar, AVM’ler ve büyükşehirlerde şarj noktalarının yaygınlaşması, uzun mesafe kullanımını da teşvik edecek. Aynı zamanda hızlı şarj (DC) istasyonlarının oranının artması, kullanıcı konforunu doğrudan etkileyecek.
Elektrikli araçların fiyatları hâlâ birçok kullanıcı için yüksek. Bu nedenle ÖTV oranları ve devlet teşvikleri, önümüzdeki iki yılda sektördeki gelişimi doğrudan etkileyecek başlıkların başında geliyor. 2025 yılı bütçesi hazırlanırken elektrikli araçlara özel ÖTV indirimi veya alım destekleri tekrar gündeme gelebilir.
Ayrıca ikinci el elektrikli araç piyasasının da büyümesi, daha geniş gelir grubunun bu araçlara erişimini kolaylaştırabilir. Bu alanda yapılacak yasal düzenlemeler, pazarın olgunlaşmasında önemli olacak.
Türkiye pazarında son dönemde Çinli elektrikli araç üreticilerinin etkisi hızla artıyor. BYD, MG, Leapmotor ve Chery gibi markalar, fiyat-performans oranı yüksek modellerle dikkat çekiyor. Bu durum, hem rekabeti kızıştırıyor hem de fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına neden oluyor.
Ancak aynı zamanda, Avrupa Birliği’nin Çin menşeli elektrikli araçlara getirdiği ek vergilerin Türkiye’ye nasıl yansıyacağı da merak konusu. Türkiye’nin Gümrük Birliği içinde olması, bu konuda önümüzdeki aylarda yeni ticaret politikalarını gündeme getirebilir.
Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin elektrikli araç pazarında önümüzdeki iki yıl içinde ciddi bir büyüme öngörülüyor. Uzmanlara göre, 2026 sonuna kadar trafikteki her 20 araçtan birinin elektrikli olması mümkün. Özellikle şehir içi ulaşımda bu oran çok daha yüksek seviyelere ulaşabilir.