almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet islami sohbetler
Bugun...



Türkiye'nin bilgi ve sınav odaklı eğitim sisteminin geleceği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Maarif Platformu ve İnsan Vakfı'nın ortaklığıyla "Yeni Bir Ölçeme Değerlendirme Vizyonu Çalıştayı" düzenlenecek.

facebook-paylas
Tarih: 22-05-2025 09:13

Türkiye'nin bilgi ve sınav odaklı eğitim sisteminin geleceği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Maarif Platformu ve İnsan Vakfı'nın ortaklığıyla "Yeni Bir Ölçeme Değerlendirme Vizyonu Çalıştayı" düzenlenecek. 17-18 Mayıs'ta İnsan Vakfı Bursa Şubesi'nde düzenlenecek çalıştayda, eğitimde ölçme ve değerlendirme sistemi masaya yatırılacak.

Maarif Platformu Başkanı ve Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman Çakmak Çalıştayın amaç ve çerçevesi hakkında şu bilgileri verdi:

 Maarif Platformu, Enderun Özgün Eğitimciler Derneği ve İnsan Vakfı iş birliğiyle 17 Mayıs 2025 tarihinde hayata geçireceğimiz "Ölçme Değerlendirme Vizyonu Çalıştayı"nda, Türk eğitim sisteminin sınav odaklı ölçme değerlendirme anlayışını kapsamlı bir şekilde ele alıyoruz. Mevcut sistemin, milyonlarca öğrencinin farklı öğrenme stillerine ve yeteneklerine uyum sağlamayan, "tek tip elbise" mantığıyla işleyen bir "fabrika bandı" gibi olduğu tespitini yapmaktayız. Bu yaklaşım, öğrencilerimizin bireysel farklılıklarını ve çeşitli öğrenme ihtiyaçlarını göz ardı eden, standardize edilmiş bir yapıyı temsil etmektedir.

Gündemdeki "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin sunduğu yenilikçi eğitim vizyonuna rağmen, merkezi sınavların ("gölge devleri" olarak nitelendirdiğimiz LGS ve YKS gibi) bu modelin hedeflerini gerçekleştirme potansiyelini sınırlama hatta sıfırlama riski taşıdığını görmekteyiz. Merkezi sınav sistemine yönelik çözüm üretilmeden atılacak adımların, henüz rayları döşenmemiş bir hızlı trenin yolculuğuna benzeyeceği aşikardır. Zira modelin uygulama aşamasında olduğu bu süreçte, mevcut sınav sisteminin baskın etkisi,   dönüşümü engelleme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, çalıştayımızda mevcut ölçme değerlendirme sistemini  inceleyerek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin vizyonuyla uyumlu, daha esnek ve öğrenci odaklı bir yapıya nasıl kavuşturabileceğimizi de tartışacağız.

Çünkü modelin temelini oluşturan keşif, faaliyet, beceri ve değer odaklı eğitim anlayışı, mevcut sınav sisteminin "betonarme bir kale duvarı" gibi aşılması güç bir engelle karşı karşıyadır. Merkezi sınavların dar kapsamlı ve bilgi odaklı yapısı, modelin daha bütüncül ve öğrenci merkezli yaklaşımıyla temel bir çelişki içindedir.  

Sonuç olarak, çalıştayının temel amacını oluşturan merkezi sınav yapısının "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi ve öğrencilerin  beceri ve "marifetlerini" ve "değerlerini" de kapsayacak bir ölçme değerlendirme sistemine geçilmesi zorunluluğu vardır.  Eğitimdeki "tek tip elbise" anlayışından vazgeçilerek, her öğrencinin bireysel özelliklerine uygun, "üzerine tam oturan" bir ölçme değerlendirme sisteminin oluşturulması, çalıştayın  temel beklentisidir.   

Tek Tip Elbise

Bakanlığın müfredatı "atom mühendisliği projesi" gibi en ince detayına kadar çizmesi, öğretmeni bir "emir eri" konumuna indirgemektedir. Oysa MEB, yıl sonunda öğrencinin cebine koyması gereken "bilgi anahtarlarını" ve "beceri alet çantasını" belirleyip gerisini, öğrencisini en iyi tanıyan, onlara "yerel şiveyle" en iyi şekilde ulaşabilecek öğretmene bırakmalıdır. Devlet, vatandaşına ve "kaptanı" olan öğretmenine güvenmek zorundadır.

Bu "tek tipçilik", "süper zekâlı" öğrencileri "cüce yarışında birinci gelmek" gibi bir anlamsızlığa mahkûm etmekte, onların "tembellik virüsü" kapmasına neden olmaktadır. Üniversitelerimiz dahi "tek tip fabrika" gibi aynı "standart ürünleri" çıkarmakta, bu çağın "rengarenk" meslek ve bireysel farklılıklarına cevap verememektedir.

 Mevcut eğitim sistemimiz, her öğrenciyi aynı "kalıptan" çıkarmaya çalışan, "tek beden herkese uyar" mantığıyla hareket eden, ancak milyonlarca farklı renkte çiçeğe aynı vazoyu dayatan bir anlayışın ürünüdür. Bu "eğitim birliği" anlayışı artık "mezara gömülmeli", yerine her bölgenin kendi ihtiyacına göre şekillenecek yapılar teşkil edilmelidir.

Yozlaşmanın asıl kaynağı  "tekelci müfredat" ve onun doğal sonucu olan "bilgi putperestliği" ile "sınav canavarıdır". Bu "müfredat mafyası", ders kitabı yazımını "altın musluklu bir rant çeşmesine" çevirmekte, özel ders ve kurs sektörünü beslemekte, devletin kasasını olduğu kadar velilerin cüzdanını da  "delik deşik" etmektedir. İlkokuldan itibaren merkezi sınavlara "kilitlenen" çocuklar sosyal hayattan "uzaylı gibi" uzaklaşmakta, aileler "gölge müfredatın" ek masraflarıyla "yangın yerine" dönen cepleriyle baş başa kalmaktadır. Bu "sömürü düzeni", eğitimi "kripto yapıların" etkisine açık hale getirmektedir.

Sınav Dopingli Başarının Acı Reçetesi

Çalıştayımızın bir diğer önemli odak noktası da, adına "başarı" dediğimiz o tılsımlı kelimenin içini nasıl doldurduğumuzdur. Mevcut "Başarı" anlayışımız, maalesef öğrenmeyi bir yarış atı gibi sadece finiş çizgisine, yani sınavda üç fazla netle komşunun çocuğunu geçmeye odaklıyor. Çocuklarımızın bereketli fikir pınarları kuruyor, problem çözme kasları zayıflıyor. Diploma, kariyer, makam hedef olunca; iman, tevazu, edep gibi değerler "modası geçmiş" eşyalar gibi sandığa kaldırılıyor.

Bu "kazan da nasıl kazanırsan kazan" anlayışı, ahlakı  soyup posasını çıkarıyor. Rekabetin zehri, çocuklarımızı "benim zaferim, onun gözyaşı" anlayışına itiyor. Omuzlarındaki "ya başaramazsam" kaygısı, öğrenme hevesini bir "mum gibi" üfleyip söndürüyor. Sınav odaklılık beyni "bilgi hamalı" yapıyor.

Fıtratın İzinde ve Erdemin Peşinde Sınavların Yeniden Yapılandırılması

Peki, bu "çıkmaz sokağın tabelasını" ne zaman değiştireceğiz? Başarıyı sadece parlak karneye değil, çocuğun ahlakına, vicdanına, "insan olma" yolculuğundaki gayretine de endeksleyen bir terazi kurmalıyız. Tıpkı Selçuklu ve Osmanlı medreselerindeki "icazet" gibi; sadece bilgi değil, irfan, edep ve topluma faydalı olma ehliyeti de aranmalıdır. Her çocuğun "fıtrat" denilen o eşsiz özünü keşfetmesine yardımcı olmalı, onları tek tip bir "üretim bandından" geçirmemeliyiz.

Bu bağlamda,  çalıştayımızda aşağıdaki temel konuları ve "gözlükleri çıkararak" bakacağımız çözüm yollarını tartışmaya açacağız:

Çalıştayda "Neşter Vurulacak" Başlıca Konular:

"Tek Tip Elbise"den Kurtuluş: Eğitimde Yerelleşme ve Özerklik Merkeziyetçi anlayışın ve "eğitim birliği" tekelinin terk edilmesi. Her bölgede özerk "eğitim cumhuriyetleri" veya "bilgi fabrikaları" modelinin tartışılması (ilkokuldan üniversiteye, YÖK dahil). Müfredatın "Crtl+C, Ctrl+V" mantığından çıkarılıp, yerel ihtiyaçlara ve okulun "kendi mutfağına" göre şekillendirilmesi. Sınavların Kıskacındaki "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli": Acil Yapılandırma İhtiyacı LGS ve YKS gibi merkezi sınavların, keşfe, faaliyete, beceriye ve değere dayalı eğitim modelleri üzerindeki "engelleyici" etkisinin analizi. Sınav sisteminin, sadece bilgiyi değil, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedeflediği yetkinlikleri, becerileri ve değerleri ölçecek şekilde "yeniden formatlanması".  Başarının Yeniden Tanımlanması Sınav puanı ve diploma odaklı "başarı" anlayışının eleştirisi. Ahlaki, vicdani, sosyal ve duygusal gelişimi içeren çok boyutlu, "insan-ı kamil" hedefine yönelik bir başarı tanımı. Rekabet yerine işbirliğini, "elalem ne der" zekası yerine duygusal ve ahlaki zekayı öne çıkaran bir yaklaşım. Öğretmene Güven, Öğrenciye Nefes: Pedagojik Serbestlik Öğretmenin "emir eri" değil, "kendi işinin patronu" ve "kaptanı" olması. "Bilgi anahtarları" ve "beceri alet çantası" hedefleri dışında öğretmene metodolojik özgürlük tanınması. Her öğrencinin "farklı şarj olma" hızına ve öğrenme stiline uygun esnek yaklaşımlar. Farklı Yeteneklere Farklı "Kulvarlar": Kişiye Özel Eğitim ve Tematik Üniversiteler "Herkes aynı hamurdan yapılmadı" ilkesiyle, farklı zorluk seviyelerinde "büfe gibi" çeşitlendirilmiş müfredatlar. "Süper zekâlı" öğrencilerin körelmesini önleyecek, potansiyellerini açığa çıkaracak mekanizmalar. Üniversitelerin "tek tip fabrika" olmaktan çıkarılıp, "tematik üniversiteler" ile çeşitlendirilmesi. "El işi, göz nuru" temel beceri eğitiminin anaokulundan itibaren eğitimin "temel harcı" olması. "Müfredat Mafyası" ve "Sınav Canavarı" ile Mücadele: Tek tip ve merkeziyetçi müfredatın yarattığı "rant çeşmesi" (ders kitapları, kurslar) ve "gölge müfredat" sorununun çözümü. Devlet kitaplarının işlevselliği ve kullanımının yeniden değerlendirilmesi. Çocuklar üzerindeki aşırı sınav baskısının ve psikolojik etkilerinin azaltılması.

80 milyonluk bir ülkeyi, tek bir merkezden sınavlarla ve merkezi bürokrasiyle yönetmeye çalışmak, yalnızca eşitsizliği artırmakta ve tüm yanlışlıkların temelini oluşturmaktadır. Bu yaklaşım; bölgesel farklılıkları yok sayan, öğrenciyi ve öğretmeni aynı kalıba sokan bir anlayışın ürünüdür.

Ölçme ve değerlendirme sistemimiz, bu merkeziyetçi yaklaşımın en sancılı alanıdır. Milyonlarca öğrenciyi aynı sınavla, aynı ölçütlerle değerlendirmek; ne adil olabilir ne de gelişimi teşvik eder. Her öğrencinin farklı şartlarda, farklı imkânlarla yetiştiği bir ülkede, herkesi tek bir sınavla “ölçmek” aslında hiç kimseyi doğru ölçmemektir. Bu yüzden, sınavların belirleyiciliğini azaltmanın yolu; ülkeyi bölgesel eğitim modelleriyle yapılandırmak ve ihtiyaçlara göre çeşitlendirilmiş ölçme-değerlendirme araçları kullanmaktır. Yerelin dinamiklerine göre şekillenen esnek sistemler, öğrencilerin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

Çözüm

Her bölgede, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitim gemilerini yönetecek, YÖK’ü bile kendi “bölge limanına” demirletecek   kendi “bilgi fabrikaları” kurmaktır. Bu fabrikalar arasında filizlenecek “tatlı bir rekabet” ise bilimde, sanatta, eğitimde nice “şampiyonluklar” doğuracaktır.

Bütün meselenin özünde insanımıza güvensizlik ve  “özgürlüklerin kısıtlanması” yatıyor. Bürokrasi ve merkeziyetçilik, bitmek bilmeyen bir “grip salgını” gibi sorun ve çaresizlik üretiyor. Oysa çare, insana, yani “ağrıyı çeken” halka ve onun “kaptanı” olan öğretmene güvenmekte; onların özgürlüklerini “prangalamamakta” gizlidir. Halkı “cahil sürüsü” gibi görüp çözümden dışlamak, felakete davetiye çıkarmaktır. Bırakın halk, üniversite rektörleri ile, eğitim fakültesi dekanları ile,   valilerle, milli eğitim müdürlerine ve okul müdürleri ile  kendi “tezgahında” ihtiyacına göre eğitimi nasıl yapılandıracağını göstersin!

Ve en önemlisi, öğretmenler! Bakanlığın ve ilgili müdürlüklerin, müfredatı “hangi gün hangi konu işlenecek” diye “ferman buyurması” yerine, sadece bir “yol haritası”, bir “tavsiye” sunması yeterlidir. MEB, yıl sonunda öğrencinin “zihin heybesine” atması gereken “bilgi ve beceri tohumlarını” işaret etsin; gerisini öğretmenin “ustalığına” bıraksın. Neden her öğretmen dersi aynı “pilav tarifiyle” pişirmek zorunda olsun? Bırakın serbest  kalsınlar da, adam yerine konulduğunun farkına varsınlar. Öğrencilerine en iyi bildikleri “yerel lezzetlerle”, kendi “enstrümanlarıyla” ulaşsınlar. Kimse “emir eri” olarak verimli olamaz; öğretmen “kendi işinin patronu” olmalıdır.

Sanılmasın ki bunun için tüm sistemi “dinamitlemek” gerekiyor. Hayır! Tek gereken, “kafa yapısını” değiştirmek, “vatandaş yanlış yapar” paranoyasından vazgeçip “güven” düğmesine basmaktır. Güvenmiyorsan da “emniyet kemerini” takarsın; yani denetim mekanizmasını çalıştırırsın. Ama en baştan “aman düşecek” diye çocuğu hiç yürütmemek, onu ömür boyu “emeklemeye” mahkûm etmektir.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 12 9 1 2 25 6 29 +19
2 Fenerbahçe 12 8 0 4 25 10 28 +15
3 Trabzonspor 12 7 1 4 18 8 25 +10
4 Samsunspor 12 6 1 5 18 11 23 +7
5 Göztepe 12 6 2 4 15 6 22 +9
6 Beşiktaş 12 6 4 2 21 16 20 +5
7 Gaziantep FK 12 5 3 4 17 20 19 -3
8 Alanyaspor 12 3 3 6 12 12 15 0
9 Konyaspor 12 4 6 2 18 20 14 -2
10 Çaykur Rizespor 12 3 4 5 14 16 14 -2
11 Kocaelispor 12 4 6 2 11 15 14 -4
12 Başakşehir FK 12 3 5 4 13 11 13 +2
13 Antalyaspor 12 4 7 1 13 23 13 -10
14 Gençlerbirliği 12 3 7 2 12 17 11 -5
15 Kasımpaşa 12 2 6 4 11 17 10 -6
16 Kayserispor 12 1 5 6 13 28 9 -15
17 Eyüpspor 12 2 8 2 6 15 8 -9
18 Fatih Karagümrük 12 2 9 1 12 23 7 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Bodrum FK 13 8 2 3 32 12 27 +20
2 Pendikspor 13 7 1 5 26 9 26 +17
3 Amed SK 13 8 3 2 30 16 26 +14
4 Esenler Erokspor 13 7 2 4 32 14 25 +18
5 Çorum FK 13 7 2 4 23 13 25 +10
6 Erzurumspor FK 13 5 0 8 23 11 23 +12
7 Van Spor FK 13 5 3 5 18 14 20 +4
8 Bandırmaspor 13 5 3 5 17 13 20 +4
9 Iğdır FK 13 5 4 4 19 19 19 0
10 Serik Belediyespor 13 5 4 4 16 20 19 -4
11 Keçiörengücü 13 4 4 5 20 15 17 +5
12 Boluspor 13 4 4 5 19 15 17 +4
13 Sivasspor 13 4 4 5 17 13 17 +4
14 Sakaryaspor 13 5 6 2 23 26 17 -3
15 İstanbulspor 13 2 3 8 12 17 14 -5
16 Sarıyer 13 3 8 2 12 19 11 -7
17 Ümraniyespor 13 3 8 2 8 21 11 -13
18 Manisa FK 13 2 7 4 16 26 10 -10
19 Hatayspor 13 0 9 4 12 35 4 -23
20 Adana Demirspor 13 0 12 1 8 55 17 -47
Takım O G M B A Y P AV
1 Mardin 1969 Spor 12 9 1 2 30 9 29 +21
2 Aliağa Futbol A.Ş. 12 8 3 1 33 8 25 +25
3 Bursaspor 12 8 3 1 30 12 25 +18
4 Güzide Gebze Spor Kulübü 12 7 1 4 23 10 25 +13
5 Kahramanmaraş İstiklalspor 12 7 3 2 26 10 23 +16
6 Isparta 32 Spor 12 6 2 4 22 11 22 +11
7 Ankara Demirspor 12 6 2 4 20 13 22 +7
8 Menemen FK 12 5 3 4 22 15 19 +7
9 68 Aksaray Belediyespor 12 4 2 6 16 8 18 +8
10 Muş Spor Kulübü 12 5 4 3 22 15 18 +7
11 Arnavutköy Belediye 12 4 5 3 11 11 15 0
12 Fethiyespor 12 3 5 4 22 16 13 +6
13 1461 Trabzon FK 12 3 5 4 19 20 13 -1
14 Kırklarelispor 12 2 4 6 12 19 12 -7
15 Yeni Mersin İdman Yurdu 12 2 8 2 10 27 8 -17
16 Somaspor 12 1 8 3 11 27 6 -16
17 Adanaspor 12 0 11 1 4 62 1 -58
18 Yeni Malatyaspor 12 0 10 2 8 48 40 -40
Takım O G M B A Y P AV
1 Çorluspor 1947 10 6 2 2 16 8 20 +8
2 Beykoz İshaklıspor 10 5 1 4 18 11 19 +7
3 Galata 10 5 2 3 15 8 18 +7
4 K.Çekmece Sinopspor 10 5 2 3 15 9 18 +6
5 Etimesgut Spor 10 5 2 3 9 4 18 +5
6 Bursa Yıldırımspor 10 5 2 3 12 9 18 +3
7 Yeşil Yalova FK 10 5 3 2 17 12 17 +5
8 Çankaya SK 10 4 3 3 14 12 15 +2
9 İnegöl Kafkas GK 10 4 3 3 14 12 15 +2
10 Silivrispor 10 4 4 2 15 14 14 +1
11 Bulvarspor 10 3 6 1 11 17 10 -6
12 Bursa Nilüfer FK 10 2 5 3 9 13 9 -4
13 Kestel Çilekspor 10 3 7 0 10 17 9 -7
14 Polatlı 1926 Spor 10 3 7 0 5 13 9 -8
15 İnkılap FSK 10 2 5 3 7 16 9 -9
16 Edirnespor 10 1 8 1 9 21 4 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/11/2025 Kayserispor vs Gaziantep FK
 22/11/2025 Eyüpspor vs Fatih Karagümrük
 22/11/2025 Galatasaray vs Gençlerbirliği
 23/11/2025 Göztepe vs Kocaelispor
 23/11/2025 Alanyaspor vs Kasımpaşa
 23/11/2025 Beşiktaş vs Samsunspor
 23/11/2025 Çaykur Rizespor vs Fenerbahçe
 24/11/2025 Başakşehir FK vs Trabzonspor
 24/11/2025 Konyaspor vs Antalyaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/11/2025 Manisa FK vs Adana Demirspor
 22/11/2025 Bandırmaspor vs Çorum FK
 22/11/2025 Boluspor vs Amed SK
 22/11/2025 İstanbulspor vs Sakaryaspor
 22/11/2025 Hatayspor vs Pendikspor
 23/11/2025 Iğdır FK vs Erzurumspor FK
 23/11/2025 Ümraniyespor vs Bodrum FK
 23/11/2025 Van Spor FK vs Keçiörengücü
 23/11/2025 Esenler Erokspor vs Sivasspor
 24/11/2025 Serik Spor vs Sarıyer
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/11/2025 Beykoz Anadolu vs Elazığspor
 26/11/2025 Bucaspor 1928 vs Adana 01 Futbol Kulübü
 26/11/2025 GMG Kastamonuspor vs Altınordu
 26/11/2025 İnegölspor vs İskenderunspor A.Ş.
 26/11/2025 Karaman Futbol Kulübü vs Karacabey Belediye Spor
 26/11/2025 Kepezspor FAŞ vs 24Erzincanspor
 26/11/2025 Muğlaspor vs Beyoğlu Yeniçarşıspor
 26/11/2025 Sincan Belediye Ankaraspor vs MKE Ankaragücü
 26/11/2025 Şanlıurfaspor vs Batman Petrolspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 30/11/2025 Bulvarspor vs Kestel Çilekspor
 30/11/2025 Bursa Yıldırımspor vs Çorluspor 1947
 30/11/2025 Çankaya SK vs Etimesgut Spor
 30/11/2025 Edirnespor vs Polatlı 1926 Spor
 30/11/2025 Galata vs Beykoz İshaklıspor
 30/11/2025 İnegöl Kafkas GK vs İnkılap FSK
 30/11/2025 K.Çekmece Sinopspor vs Silivrispor
 30/11/2025 Yalova FK 77 vs Bursa Nilüfer FK
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI