almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet islami sohbetler
Bugun...



Akdeniz’de Azaldı, Tuzla’da Umut Yeşerdi

Akdeniz genelinde hızla yok olan pina ve deniz çayırları, İstanbul’un en yoğun sanayi bölgelerinden biri olan Tuzla’da sağlıklı şekilde tespit edildi; uzmanlar bölgenin korunması gerektiğini vurguladı.

facebook-paylas
Tarih: 09-02-2026 12:27

Akdeniz’de Azaldı, Tuzla’da Umut Yeşerdi

Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağında sayıları her geçen yıl azalan, deniz ekosistemi açısından hayati öneme sahip pina ve deniz çayırları, Tuzla’da yapılan dalışlarda görüntülendi. Tuzla Postane Mahallesi’nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden Marmara Denizi’ne dalış yapan ekipler, Marmara’ya özgü Zostera marina türü deniz çayırları ile pinaların sağlıklı bireylerini tespit etti.

1992 yılından bu yana Akdeniz genelinde hızla azalan pina ve deniz çayırlarının önemine dikkat çeken Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Tuzla’da ortaya çıkan tabloyu “büyük bir şans” olarak değerlendirdi. Prof. Dr. Sarı, “Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar. Burası İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden biri. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması hem pinaların sağlıklı olması hem de küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok kıymetli” dedi.

Gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı ve pina canlılığı olduğuna dair bildirimleri üzerine ekibiyle birlikte Tuzla’ya geldiklerini belirten Sarı, yapılan dalışta beklenenden çok daha zengin bir su altı ekosistemiyle karşılaştıklarını ifade etti. Sarı, “Canlılığın daha zayıf olmasını bekliyorduk ancak muhteşem bir su altı yaşamı var. Yaklaşık 25–30 metrekarelik küçük bir alan olmasına rağmen deniz çayırları oldukça sağlıklı” diye konuştu.

“MARMARA KIYILARININ YÜZDE 60’INDAN FAZLASINDA DENİZ ÇAYIRI VAR”
Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi genelinde yürütülen bilimsel çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle geçen yıl MAR-ÇAYIR ve MAR-PİNA projelerinin hayata geçirildiğini hatırlatan Sarı, Marmara Denizi’nin yaklaşık bin 300 kilometrelik kıyı şeridinin tarandığını ve deniz çayırı ile pina alanlarının haritalandırıldığını söyledi. Bu yıl ise “ÇAYIR-İZ” ve “PİNA-İZ” projeleriyle bu alanların düzenli olarak izlenmeye başlandığını aktardı.

Sarı, yapılan çalışmalar sonucunda Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı bulunduğunu belirterek, Marmara’da dört farklı deniz çayırı türünün tespit edildiğini kaydetti. En yaygın türün Cymodocea nodosa olduğunu, bunun kıyıdan itibaren yaklaşık 8,5 metre derinliğe kadar görülebildiğini ifade etti. Zostera marina ve Zostera noltii türlerinin Marmara genelinde yer aldığını, Akdeniz’e özgü Posidonia oceanica türünün ise Çanakkale ve Erdek Körfezi çevresinde bulunduğunu söyledi.

“KUZey KIYILARDA BASKI FAZLA”
Marmara’nın kuzey kıyılarında deniz çayırlarının büyük ölçüde yok olduğuna dikkat çeken Sarı, Silivri’den İzmit Körfezi’ne kadar uzanan hattın ciddi baskı altında olduğunu vurguladı. Kıyı dolguları, kirlilik ve yanlış kullanım nedeniyle bu alanlarda deniz çayırlarının zarar gördüğünü belirten Sarı, pina alanlarının deniz çayırlarına kıyasla biraz daha iyi durumda olduğunu ancak onların da parça parça kaldığını dile getirdi.

“Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinalar hem deniz çayırı var” bilgisinin gönüllü dalgıçlar tarafından paylaşılması üzerine bölgeye geldiklerini söyleyen Sarı, dalış sonrası gördükleri tablo karşısında oldukça mutlu olduklarını ifade etti.

“DENİZ ÇAYIRI OKSİJEN VE YAŞAM KAYNAĞI”
Deniz çayırlarının ekosistem açısından taşıdığı öneme de değinen Prof. Dr. Sarı, bir metrekare deniz çayırının günde 10 litreden fazla oksijen üretebildiğini, deniz canlıları için üreme, beslenme ve barınma alanı sağladığını söyledi. Deniz çayırlarının tropik ormanlardan yaklaşık 35 kat daha fazla karbon tutabildiğini vurgulayan Sarı, bunun iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynadığını kaydetti.

Deniz çayırı bulunan alanların, bulunmayan alanlara göre yaklaşık 40 kat daha fazla canlılığa ev sahipliği yaptığını ifade eden Sarı, kıyı erozyonunu önlemesi açısından da bu alanların vazgeçilmez olduğunu söyledi. Sarı, plajlarda deniz çayırlarının çoğu zaman istenmediğini ancak aslında suyu berraklaştırdığını belirterek, “Kaygı varsa deniz ayakkabısı giyilebilir, çözüm yok etmek değil korumaktır” dedi.

“Tuzla’da şu anda küçük de olsa bir alan var. Bu alanı korumalı, genişletmeli ve büyütmeliyiz” diyen Sarı, Tuzla’daki yerel yöneticilere ve vatandaşlara da çağrıda bulunarak denize ve bu doğal zenginliğe sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İSTANBUL Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI