Megakent İstanbul'da sabahın erken saatlerinden itibaren yükselen çığlık benzeri martı sesleri, özellikle sahile yakın ilçelerde yaşayan vatandaşları canından bezdirme noktasına getirdi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Öğretim Üyesi Dr. Ergün Bacak, bu gürültü patlamasının ardındaki bilimsel gerçekleri ve şehri bekleyen büyük popülasyon tehlikesini anlattı.
Gürültünün Sebebi "Uçmayı Öğrenen Ergenler"
Dr. Ergün Bacak, nisan-mayıs aylarında yumurtlayan martıların yavrularının artık yuvadan uçma aşamasına geldiğini belirtti. Şu an duyulan yoğun seslerin tamamen yiyecek isteyen yavrulardan kaynaklandığını söyleyen Bacak, süreci şöyle özetledi:
"Yavrular yaklaşık bir ayda yumurtadan çıkıyor ve 40-50 gün sonra uçmayı öğreniyor. Bir çift martının 4'e yakın yavrusu olabiliyor. Şu an sokaklarda ve çatılarda gördüğümüz, yüksek sesle öten canlılar aslında ebeveynlerinden yiyecek dilenen, uçmayı yeni öğrenen yavrular. Hem yavrular hem yetişkinler aynı bölgede toplanınca gürültü kaçınılmaz oluyor."
Denizden Çöplüğe ve Sokak Mamalarına: "Hazıra Alıştılar"
Martıların eskiden yüksek enerji harcayarak denizden balık avladığını hatırlatan Dr. Bacak, günümüzde ise bu canlıların beslenme alışkanlıklarının tamamen değiştiğine dikkat çekti.
Şehir çöplükleri ve sokaklara kontrolsüzce bırakılan kedi-köpek mamaları, martılar için zahmetsiz birer açık büfeye dönüşmüş durumda. Kolay ulaşılan bu yüksek kalorili besinler sayesinde martılar daha iyi besleniyor, daha fazla ürüyor ve yavru ölümleri neredeyse sıfıra iniyor.
Doğal Yaşam Alanları Değişti: Adalar Yerine Apartman Çatıları
İnsan baskısı nedeniyle adalar ve kayalık gibi doğal üreme alanlarını kaybeden martılar, kendilerine en güvenli yeni sığınak olarak apartman çatılarını seçti. Şehirleşmenin getirdiği bir diğer tehlike ise martıların doğadaki dengesini sağlayan kartal, doğan gibi yırtıcı kuşların şehirden çekilmesi oldu. Doğal düşmanları kalmayan ve besin bolluğu yaşayan martı popülasyonu, artık doğrusal değil, katlanarak (geometrik) büyüyor.
Aynı tehlikenin kargalar için de geçerli olduğunu vurgulayan uzmanlar, insan kaynaklı bu yapay ekosistemin ilerleyen yıllarda şehir hayatını çok daha fazla zorlaştırabileceğini belirtiyor.